EDİNCİK
tarihi ve evlerİ

Edincik Tarihi

14. yüzyıldan çok önceleri, yörede yaşayan Kyzikos’lara bağlı bir eyalet konumunda bulunup, bugünkü toprakları daha sonraları Bizanslılar’ın eline geçen Edincik ile ilgili olarak Evliya Çelebi’nin ünlü yapıtı seyahatnamesinden, Türkler’in fethinden önce Rumlar’ın bu yerleşim alanına, yüksek yer, dağ, tepe, burç, anlamına gelen “PhildarPergas” ismini verdiğini görüyoruz. Uzun yıllar yörede egemenlik kuran Kyzikos kentinin yönetiminde kalan Edincik Bithynia Krallığı, M.Ö. 74 yılında Roma İmparatorluğu yönetimine geçmiştir. 5. Yüzyıldan sonra Bizans İmparatorluğu topraklarında sönük bir kent iken, 1304 yılında Katalanlar, Edincik topraklarını yağmalamışlardır.

Beylikler döneminden sonra, 14. Yüzyılın ikinci yarısına doğru Orhan Bey’in oğlu Süleyman Paşa’nın Rumeli’ye geçmesinin ardından Bizanslılardan alınan Edincik’teki ilk yerleşim bölgesi, bugünkü Çınardibi Mahallesi’dir. Edincik’i Bizanslılar’dan alan askerlerin başında Aydın Bey’in bulunması nedeniyle kazaya “Aydıncık” ismi verilmiştir. Süleyman Bey’in komutasındaki birlikler tarafından kuşatılan kentteki, günümüzde “ Yanık Selvi” olarak bilinen yerde kalıntıları olan Bizans Sarayı 500 şehit verilerek ele geçirilmiştir. Başka bir söylentiye göre ise Edincik’in 4 kilometre batısında “ Dutlu” mevkiinde aileler, yılanlar ve korsanlar baskılarından kendilerini korumak amacıyla Aydıncık’a göç edip, toprak edinmeleri ile bu kente “ Edindik” ismini vermişler, sonraki yıllarda bu ismi değiştirerek “ Edincik” halini almıştır. Osmanlı Devleti’nin Rumeli topraklarını fethi için ilk hazırlıklarını, Edincik ve Kapıdağ Yarımadası’nda gerçekleştirdiği bilinmektedir. Osmanlı egemenliği boyunca Hüdavendigar Sancağı’na bağlı bir kaza durumundaki Edincik, Cumhuriyet’in ilk yıllarında Balıkesir ilinin Bandırma ilçesine bağlı bir bucak haline gelmiştir.

 Tarihi Edincik Evleri: Geçmişe Yolculuk Edincik Beldesi, tarihi dokusu ve geçmişe özgü eşsiz mimarisiyle Balıkesir’in saklı güzelliklerinden biridir. Bandırma’ya bağlı bu şirin belde, M.Ö 4000’lere uzanan köklü geçmişiyle, ziyaretçilerini adeta zamanda bir yolculuğa çıkarır. Edincik Evleri, bu tarihi yolculuğun en güzel yansımalarından biri olarak, geleneksel Türk mimarisini en ince detaylarıyla günümüze kadar taşımayı başarmıştır. Marmara’nın kalbinde, doğayla bir bütün olarak yaşamayı benimsemiş Edincik halkı ziyaretçilerine özlediğimiz Anadolu misafirperverliğini yaşatırken, taş ve ahşabın muhteşem uyumunu sergileyen Edincik evleri, hem tarih severlere hem de kültür meraklılarına eşsiz bir görsel şölen sunmaktadır.

Edincik Evleri’nin her köşesi, geçmişin izlerini taşıyan binlerce hikâye ile doludur. Genellikle iki ya da üç katlı olan bu evlerin cumbaları, işlemeli pencereleri ve geniş avluları, Osmanlı dönemine ait şehir hayatının izlerini günümüze taşımaktadır. Edincik’in taş döşeli dar sokaklarında gezmek, tarihi Edincik Evlerinin önünde aldığınız bir nefes, eski dönemlerin huzur dolu yaşamını hissettirir sizlere.

Tarihi Edincik evlerinin mimari yapısı, dönemin insanlarının doğaya ve birbirlerine ne kadar bağlı yaşadığını ortaya koymaktadır. Günümüzde, Tarihi Edincik evleri restore edilip korunarak kültürel mirasımıza katkı sağlamaya devam edecektir. Bu tarihi evler, sadece birer yapı olmanın ötesinde, bir toplumun kimliğini ve değerlerini yansıtan, yaşayan birer belgedir.

Dünya Kültürel Ve Doğal Mirasının Korunmasına Dair Sözleşme (*)

I- Kültürel ve Doğal Mirasın Tanımları Madde 1- Bu sözleşmenin amaçları bakımından aşağıdakiler "kültürel miras" sayılacaktır:

• Tarihsel, estetik, etnolojik veya antropolojik bakımlardan istisnaî evrensel değeri olan insan ürünü eserler veya doğa ve insanın ortak eserleri ve arkeolojik sitleri kapsayan alanlar.